Ülkeler Tanıtımı ve Kültür

Hint Kültürü, Hindistan Hakkında Duymadıklarınız Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler…

Hindistan Cumhuriyeti, Güney Asya’da bulunan bir federal devlettir. 29 eyalet ve 7 birlik toprağından oluşur. Çok partili sistem ile yönetilir. 3.2 milyon km2’lik yüz ölçümü ile dünyanın en büyük yedinci ülkesidir. 1.350 milyarlık nüfusa sahip ülkenin başkenti Yeni Delhi’dir. Tarihi eser ve doğal güzelliklerin cenneti Hindistan, egzotik yapısı sayesinde her yıl turistlerin akınına uğruyor. Ancak tüm bunların altında coğrafyanın gelir eşitsizliği ve hala süregelen kölelik ile dolu acımasız bir yüzü daha var.

Hint Kültürü

İşte Hindistan hakkındaki her şey!

Bağımsızlığını Mücadeleyle Kazanan Ülke

Bağımsızlığını Mücadeleyle Kazanan Ülke

 Coğrafi keşiflerin başlangıcını takiben doğal kaynakları ve verimli toprakları ile öne çıkan Hindistan çeşitli devletlerin sömürge hedefi haline gelmiştir. Portekizliler, İngilizler ve Fransızlar arasında başlayan üstünlük mücadelesi Britanyanın nihai zaferi ile son bulmuş ve ülke 17. Yüzyıl’dan 20. Yüzyıl’a dek İngiliz sömürgesi olarak kalmıştır. Halka köle gibi davranılması üzerine 1857 yılında çıkan ilk isyan oldukça kanlı olmakla birlikte Hintlilerin hakları genişletilerek bastırılabilmiştir. Halkın asıl uyanışı ise ancak Birinci Dünya Savaşı sonrasında ruhani önder Gandhi sayesinde gerçekleşebilmiştir. Bütün ülkeye yayılan özgürlük mücadelesinin sonunda, 1948 yılında Hindistan tam bağımsızlığına kavuşmuştur. Her yıl 15 Ağustos günü ülkede bağımsızlık günü olarak kutlanmaktadır.

 Bağımsızlık Hareketinin Lideri: Gandhi

Hindistan Bağımsızlık Hareketinin Lideri Gandhi

Mohandas Karamchand Gandhi, 1869 yılında dünyaya geldi. Oldukça dindar bir kadın olan annesinin etkisiyle et yemiyor, alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzak duruyor ve maneviyatı oldukça önemsiyordu. Üniversite yıllarını Londra’da hukuk okuyarak geçirdikten sonra mesleğini yapmak üzere ülkesine döndü. Hindistan asırlardır İngiliz işgali altındaydı ve Hintliler aşağılamaya, şiddete ve ayrımcılığa maruz bırakılıyordu. Yetişkinliğe adım attıktan sonra yüzleştiği bu durum onun hayatında dönüm noktası oldu ve kendisini ülkesine adadı. Gandhi’nin hümanist kişiliği ve öğretileri büyük kitleleri etkileyerek Hindistan’ın bağımsızlığının en önemli aktörü olmuştur. Hiçbir şekilde şiddet içermeyen protestoları, pasif direnişin en büyük örneklerini oluşturmaktadır. Tuza konulan ağır vergilere karşı başlattığı “Tuz Yürüyüşü” Gandhi’nin ününün dünya çapına ulaşmasında başat rol oynamıştır.

Bir Ülkenin İkiye Bölündüğü Savaş

Bir Ülkenin İkiye Bölündüğü Savaş

İngiliz sömürge yönetiminin ülkeyi bölme planlarının başarıya ulaşması, Hindular ile Müslümanlar arasında bir iç savaşın patlak vermesiyle gerçekleşmiştir. Sorunun çözüme kavuşturulamaması üzerine Hindistan’ın Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında paylaştırılmasına karar verilmiştir. Ancak Hindistan ve 1947 yılında bağımsızlığını ilan eden Pakistan arasındaki sorunlar çözüme kavuşturulamamıştır. Sorunlardan en önemlisi, Hindistan tarafında kalan Müslümanlar ve Pakistan tarafında kalan Hindular arasındaki nüfus mübadelesinde ortaya çıkmıştır. Keşmir bölgesinde Müslümanların sayısı fazla olmasına rağmen bölge yöneticisinin para karşılığında burayı Hindistan’a bırakması üzerine Hindistan ve Pakistan arasında birkaç defa savaş yaşanmıştır. Siyasi literatürde “Keşmir Sorunu” olarak bilinen bu durum günümüzde hala problem yaratmaktadır.

Dostluğu Simgeleyen Hindistan Bayrağı

Dostluğu Simgeleyen Hindistan Bayrağı

1947 yılında resmi olarak kabul edilen Hindistan bayrağı, Hintçe’de tiranga (üç şeritli) olarak anılmaktadır. Bayrak turuncu, beyaz ve yeşil renklerine sahip üç şeritten meydana gelir. Turuncu şerit Hinduları, yeşil şerit Müslümanları ve ortadaki beyaz şerit barışı temsil etmektedir. Bu şekilde ülkenin demografik yapısını oluşturan iki ana dinin arasındaki dostluk ve uyum anlatılmak istenmiştir. Beyaz şeridin ortasında, içinde 24 çizgi bulunan yuvarlak bir şekil yer almaktadır. “Ashoka Chakra” olarak bilinen bu şekil ise inanan sayısı az olsa da ülkenin milli dinlerinden biri olan Budizm’e yapılan bir gönderme niteliği taşır.

Ulusal Marş: Jana Mana Gana

https://www.youtube.com/watch?v=HtMF973tXIY

Hint yazar Rabindranath Tagore tarafından yazılıp bestelenen Jana Mana Gana, aslında milli marş olarak yazılmamıştır ve 1911 yılında düzenlenen Ulusal Hint Kongresi’ni ziyaret eden Birleşik Krallık’ın hükümdarı 5. George’u karşılamak için kullanılan bir şarkıdır. Hindistan’ın üç asırlık süre boyunca İngiliz sömürgesi olarak kalması, ülkenin o dönemde İngiliz yanlısı bir tavır sergilemesine neden olmuştur. Şarkı ülke çapında oldukça sevilmiş ve zamanla bilinirliğini artırmıştır, hatta 1945 yapımı Hamrahi isimli bir dram filminde arka fonda Jana Mana Gana çalmaktadır. Bunu takiben 1950 yılında ulusal marş olarak kabul edilen Jana Mana Gana’da Hindistan eyaletlerinin adı sayılarak ülkenin güzelliklerine vurgu yapılmaktadır.

Dünyanın En Kalabalık İkinci Ülkesi

Dünyanın En Kalabalık İkinci Ülkesi 

Hindistan’da tam 1.350 milyar insan yaşamaktadır. Bu sayı Amerika, Japonya, Endonezya, Brezilya ve Bangladeş’in toplam nüfusuna eşittir! Ülkenin nüfusu geçtiğimiz on yılda tam 181 milyon artmıştır. Dünyanın en kalabalık ülkeleri arasında Çin’in (1.417 milyar nüfus) arkasından ikinci sırada yer alan ülke, uzmanlara göre ilerleyen dönemde liderliği ele geçirecek. Nüfus artış oranlarına bakılırsa 2024 yılında Hindistan’ın nüfusunun Çin’in nüfusundan fazla olması bekleniyor. Peki Hindistan neden bu kadar kalabalıktır? Ülkenin temel geçim kaynağı tarımdır. Özellikle kırsal kesimde başta erkekler olmak üzere bütün aile bireyleri tarlada çalışmaktadır. Başka bir deyişle ne kadar çok çocuk, o kadar çok işçi demektir.

Erkek ve Kadın Sayısı Arasındaki Uçurum

Erkek ve Kadın Sayısı Arasındaki Uçurum

Dünyada kadın ile erkek nüfusu neredeyse aynı olmasına rağmen Hindistan’da erkek ve kadın oranı arasındaki uçurum her geçen gün artmaktadır. Ülkede 706 milyon erkeğe karşılık 661 milyon kadın bulunmaktadır. Bu durumun temel sebebi olarak ailelerin kız çocuk istememesi olarak gösterilmektedir. Ülkede erkek çocuk doğurmak gurur duyulacak bir şey olarak görülürken kız çocuk sahibi olmak bir utanç kaynağıdır. Geleneklere göre düğün masraflarını kızın ailesi üstlendiği için kız çocuk masrafla eşdeğer tutulmaktadır. Kız çocukları daha az eğitim alır, yetersiz beslenir ve kötü muamele görür. Ülkede bebeğin cinsiyetini doğumdan önce öğrenmek yasak olmasına rağmen pek çok hastanenin bu kurala uymadığı bilinmektedir, kız olduğu öğrenilen bebekler kürtajla alınmaktadır.

23’ü Resmi 780 Dil

23’ü Resmi 780 Dil Hindistan da konuşulmaktadır.

Hindistan’da kendi hükümetleri ile yönetilen eyaletlerin ve bu eyaletlerdeki kabilelerin varlığı göz önüne alınırsa, ülkede dil birliği sağlanamamış durumdadır. Bütün ülkede geçerli olan resmi diller Hintçe ve İngilizcedir, resmi belgeler mutlaka bu iki dilden birinde yazılmalıdır. Eyalet sınırları içerisinde bunlara ek olarak kabul edilen 21 resmi dil daha bulunmaktadır. Örneğin Bihar eyaletinde Urduca, Telengana eyaletinde ise Telegaca resmi dildir. Ülkede konuşulan dillerin sayısı ise 700’ü aşmaktadır, bu dillerin pek çoğunu kabilelere özgü iletişim sistemleri oluşturur. Ne var ki okullarda sadece 23 resmi dil ile eğitim verilebilmesinden dolayı kabile dilleri yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Muson İklimi: 6 Mevsimli Coğrafya

Muson İklimi

Hindistan’da ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimlerine ek olarak iki mevsim daha bulunmaktadır: yaz ve kış musonu. Ülkenin iklimi en çok yaz aylarında gerçekleşen muson yağmurları ile tanınır. Şimşeklerin çakmasını takiben şiddetli bir yağışın gerçekleşmesi beş dakika bile sürmeyebilir. Muson yağmurları günlerce, hatta haftalarca devam edebilir ve ülkede yaşanan doğal felaketlerin en büyük sebebidir.  Sel, toprak kayması ve bina çökmesi yaz musonunda oldukça sık karşılaşılan afetlerdir. Tahribatın büyüklüğü yağmurun süresine ve şiddetine göre değişmekle birlikte can alıcı düzeye ulaşabilmektedir. Muson yağmurlarının şiddetli olduğu senelerde Hindistan’da yüzlerce insanın hayatını kaybettiği bilinmektedir.

Modern Çağın Acımasız Geleneği: Kast Sistemi

Modern Çağın Acımasız Geleneği: Kast Sistemi

Kast, toplumu dört temel tabakaya ayıran bir Hindu sınıflandırma sistemidir. Yüksekten düşüğe; brahmanlar din adamlarının, kşatriyalar yönetici ve asker kesimin, vaysiyalar esnaf ve tüccarların, südralar ise çiftçi ve zanaatkarların bulunduğu sınıftır. Bunların yanında bir de kast sistemine dahil edilmeyen “sınıfsızlar”  bulunmaktadır. Sınıfsızların toplum nezdinde hiçbir değeri yoktur ve ancak çöp toplamak ve ev temizlemek gibi meslekleri yapabilirler. Kast sisteminde kişinin sınıfı doğduğu anda belirlenmektedir ve bunu değiştirmek imkansızdır. Kişiler kendi kastlarına uygun meslekleri yapabilir ve ancak kendi kastlarından biriyle evlenebilirler. Bu sistem 1975 yılında resmi olarak kaldırılsa da özellikle ülkenin üçte ikisini oluşturan kırsal kesimde etkilerini katı bir biçimde göstermeye devam etmektedir.

Gelir Dağılımındaki Büyük Adaletsizlik

Hindistan’ın servetinin yarısından fazlası %1’lik zengin kesimin elindedir. Ülkede zengin zümre uçlarda bir lüks yaşantıya sahip iken fakirlerin cebinde gerçek manada beş kuruş yoktur. Kişinin zenginliğini büyük oranda hangi kasta mensup olduğu belirler. Yüksek bir kastın içinde bulunanlar güvenlikli, temiz ve bakımlı sitelerde yaşarken düşük kasttakiler pis muhitlerde bulunan derme çatma binalarda otururlar. Hindistan sokaklarda paçavra giyen, bir köşeye kıvrılmış uyuyan insanlar görmek mümkündür. Dışarıda yaşam savaşı verenlerin büyük bir bölümünü insan bile sayılmayan “sınıfsızlar” oluşturmaktadır.

Dinlerin Beşiği Hindistan

Dinlerin Beşiği Hindistan

Muhafazakar yapısı ile bilinen Hindistan’da mimariden giyim kuşama dek her alanda dinin büyük bir etkisi vardır. Tarih boyunca farklı medeniyetlerin hakimiyeti altında kaldığı için ülke bütün dinlerden izler barındırır. Hint nüfusunun büyük bir bölümü Hinduizm’e mensup iken ikinci sırada 100 milyon ile Müslümanlar yer almaktadır. Ancak Sihizm, Budizm, Ceynizm, Hristiyanlık ve Zerdüştlük de ülkenin dini motifini oluşturan dinlerden sayılmaktadır. Bu çeşitlilik, toplumda büyük bir dini hoşgörüye yol açmıştır. Hintliler bir köşesindeki camide ezan okunurken başka bir köşede tapınağa giden insanların olduğu bir ülkede yaşamaktan gurur duymaktadır. Bazı dinlerin birbirine tamamen zıt kurallar içermesi sorun yaratabilse de, Hindistan karşılıklı saygı kavramına mükemmel bir örnek oluşturmaktadır.

 Ulusal Din: Hinduizm

Hindistan’da doğan dört din vardır. Bunlar Hinduizm, Budizm, Sihizm ve Ceynizm olarak sayılabilir. Ancak Hintlilerin %80’i 5000 yıllık bir geçmişe sahip olan Hinduizm dinine mensuptur ve bu din, ülkenin kültürü ile yaşam tarzını büyük ölçüde belirleyici özelliğe sahiptir. Hinduizm yeniden doğuş felsefesi ile açıklanabilir. Buna göre bütün canlılar öldükleri zaman başka bir bedende yeniden doğarlar. Kişinin yaptığı iyi ve kötü davranışlar karmayı belirler. Kurallara itaat eden, kast sistemine bağlı olan ve evren ile uyum içerisinde hareket eden kişiler sonraki hayatlarında daha zengin ve mutlu bir yaşam sürerler. Hinduizm’de milyonlarca tanrı bulunmaktadır ve insanların kastları ibadet edecekleri tanrıları belirler. En üst seviyedeki tanrılara tapınmak sadece Hindu din adamlarına tanınmış bir haktır.

Bir Hindistan Gerçeği: Çevre Kirliliği

Bir Hindistan Gerçeği Çevre Kirliliği 

Hindistan gezisinden dönenler ülkenin kirliliğinden yakınmakta oldukça haklılar. Başkent Yeni Delhi, Avrupa Çevre Ajansı tarafından dünyanın en kirli şehri seçilmiştir. Bu şehrin havasını bir gün solumak, 50 sigara içmekle eşdeğer sayılmaktadır. Her sene 1.2 milyon insan hava kirliliğine bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Bunun yanında sokaklarda çöp yığınları göze çarpmaktadır. Aslında bunun sebebi Hintlilerin pis olması değildir çünkü inançları gereğince kişisel hijyenlerine özen gösterdikleri bilinmektedir. Ancak kast sistemine mensup Hindulara göre ortalığı temiz tutmak aşağılayıcı bir harekettir, temizliği sınıfsızlara özgü bir iş olarak gördükleri için bilerek etrafı kirlettikleri bile söylenebilir.

İneklerin Kutsal Kabul Edildiği Ülke

İneklerin Kutsal Kabul Edildiği Ülke Hindistan 

Hindistan sokaklarında dolaşan bir turiste en şaşırtıcı gelen durumlardan biri, ineklere tanınan özgürlük olabilir. İnekler sokaklarda gezebilir, dükkanlara girebilir, hatta tapınaklarda bile dolaşabilirler. İneğin önünde saygıyla eğilen bir Hindu, Hindistan için sıradan bir manzaradır. Bu yüzden insanlar Hindistan’da ineğe tapıldığını düşünse de bu doğru değildir. İnek, Hindu dinine göre kutsal kabul edilmektedir. Yani ineğe saygı göstermek, Hindu tanrılarına ibadet etmek anlamına gelmektedir. Onlara zarar vermek yasaktır ve inek öldürmenin cezası ömür boyu hapis olarak belirlenmiştir. Peki Hintliler ineklere neden bu kadar önem verirler? Sütünün tereyağı ile peynir, idrarının ilaç, tezeğinin ise yakacak olarak kullanılması Hinduculukta ineğe yüklenen değerin bu kadar yüksek olmasına sebep olarak gösterilmektedir. Hintliler ineği kesip yemenin bütün bu faydalardan yoksun kalmak anlamına geleceğini düşünmekteler.

Ulusal Çiçek: Hint Lotusu

Ulusal Çiçek Hint Lotusu Hindistan

Lotus çiçeğinin alamet-i farikası çamurlu ve bulanık sularda yetişmesine rağmen her zaman temiz kalabilmesidir çünkü dokuları toz zerrelerinin barınmasını imkansız hale getirir. Bu özelliğinden dolayı lotus çiçeğine Hint mitolojisinde büyük bir değer atfedilmiştir. Lotus çiçeği saflığı, güzelliği ve gençliği simgeler. Özellikle Hinduizm ve Budizm’de sık karşılaşılan bir motiftir. Hinduizme göre yeryüzündeki bütün canlıların özü lotustan oluşmaktadır. Hindulara göre her şeyin yaratıcısı olan Brahma da evrenin başlangıcında bir lotus çiçeğinden çıkmıştır. Lotus etkisini Hint sanat ve mimarisinde yaygın olarak görmek mümkündür. Örneğin Yeni Delhi’de lotus şeklinde bir tapınak bulunmaktadır.

Baharat Kokulu Hint Mutfağı

Baharat Kokulu Hint Mutfağı
Baharat Kokulu Hint Mutfağı

Hindistan’ın kuzey bölümü ile güney bölümünde gözlemlenebilecek farklardan biri de yemek alışkanlıklarıdır. Kuzey Hindistan’ın et üzerine kurulu mutfağına karşılık Güney Hindistan’da pirinç ve sebze yemekleri yoğun olarak tüketilir. Ülkenin neresine gidilirse gidilsin yemeklerde değişmeyen tek şey yoğun baharat aromasıdır. Hint yemeklerinde 30 çeşit baharat kullanılır. Baharatların soğan, domates ve yoğurttan oluşan bir karışım ile harmanlanması ise meşhur köri sosu meydana getirir. Genellikle ana yemeklere eşlik eden köri sos, acı ve baharat oranı az olduğunda tek başına da yenebilir. Hint mutfağının en bilinen yemekleri sulu bir mercimek yemeği olan dhal, üzerine kuruyemiş serpilerek tüketilen biryani pilavı ve sebzeli börek olarak da adlandırılabilecek samosadır.

Renklerin Festivali: Holi Fest

Renklerin Festivali: Holi Fest

Dünyanın en renkli etkinliğinin Hindistan’da düzenlenen “Holi Fest” olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Holi Fest oldukça ilginç bir efsaneye dayanır: Tanrı Brahma tarafından ölümsüz kılınan Hikanyakaşipu, herkesin ona tapmasını emreder. Kendisine şiddetle karşı çıkan oğlu Prablah’ı da öldürmeye karar verir. Hikanyakaşipu’nun kızkardeşi Holika, üzerine yanmaz bir pelerin giyerek Prablah’ı kucağına alır ve ateşin ortasına oturur. Amacı küçük çocuğun yanarak ölmesidir. Tam o sırada pelerin, Brahma’nın estirdiği rüzgarın etkisiyle uçar ve Prablah’ın üzerine düşer. Savunmasız kalan Holika yanarak ölür. Holi Fest iki gün sürer. İlk gün dini içeriklidir, insanlar Prablah’ın zaferini kutlamak için ateşin etrafında toplanır. İkinci gün ise rengarenk toprak boyalar aynı anda gökyüzüne saçılır, bu hareket baharın gelişini simgeler. Holi Fest’e özellikle turistler yoğun bir katılım göstermektedir.

Dünyanın En Büyük Etkinliği: Kumbh Mela Fest

Dünyanın En Büyük Etkinliği: Kumbh Mela Fest

Ortalama 60 milyon katılımcı ile gerçekleşen Kumbh Mela Fest, dünyanın en kalabalık festivali olma ünvanına sahiptir. Festivalin çıkış noktasını ölümsüzlük iksiri Amrita’nın Hindistan’daki dört ayrı noktaya döküldüğüne dair olan inanç oluşturmaktadır. Sırasıyla  Allahabad, Haridvar, Uccain ve Nasik kentlerinde üç yıl aralıklarla gerçekleştirilen bu festivalde insanlar kutsal sayılan nehirlerde yıkanarak kötü karmalarından kurtulur, meditasyon ve yoga yaparlar, ritüellere katılırlar. Başta Hindu ve Budist rahipler olmak üzere çeşitli dinlerin gurularının konuşmalar yaptığı konferanslar düzenlenir. Kumbh Mela Fest kişinin içsel dünyasına yolculuk yaptığı bir etkinlik olma özelliği taşımaktadır.

Büyük Bir Aşkın Sembolü: Tac Mahal

Tac Mahal

Dünyanın yedi harikasından biri olan Tac Mahal, görenleri hayran bırakan güzelliği ve yürek burkan hikayesi ile Agra şehrinde arz-ı endam etmektedir. Bu ikonik yapı 1600’lü yıllarda Hint coğrafyasında hüküm süren Babür İmparatorluğu’nun bir eseridir. Şah Cihan ile karısı Mümtaz Mahal arasında çok derin ve soylu bir aşk vardır. Ancak Mümtaz Mahal genç yaşta vefat eder. Bu kayıp Şah Cihan’ı o kadar etkiler ki yemeden içmeden kesilir, bir yıl boyunca yas tutar. En sonunda sevgili karısının sonsuza dek hatırlanmasını sağlayacak görkemde bir anıt yaptırmaya karar verir. Yirmi bin işçi yirmi sene boyunca çalışır ve Tac Mahal, Şah Cihan’ın penceresinin manzarasını oluşturacak şekilde inşa edilir. Mimaride hiçbir masraftan kaçınılmayan bu yapı adeta bir sanat eseridir. Duvarlarını zümrüt ve pırlanta gibi değerli taşların yanında incelikli oymalar ve sureler süslemektedir.

Hint Usulü Başlık Parası: Drahoma

Hint Usulü Başlık Parası Drahoma

Hindu geleneğine göre bir kız evleneceği zaman ailesinin erkek tarafına para ödemesi gerekir. Drahoma adı verilen bu geleneği Hristiyanlık ve Yahudilik dinlerinde de görmek mümkündür. Ne var ki dünyanın geri kalanının çoktandır terk ettiği bu uygulama Hindistan’da hala yaygın olarak görülmektedir. Bu durumun doğurduğu pek çok problem bulunmaktadır. Aslında drahoma bir anlamda kıza evlendikten sonra da baba evindeki kadar rahat olma garantisi sunan güzel bir gelenektir. Ancak Hindistan halkının büyük bölümünün fakir olması, ailelerin drahoma sebebiyle kız çocuk sahibi olmak istememesine neden olmaktadır. Drahoma kanunen yasak olmasına rağmen erkek tarafı bu kurala uymamakta diretmektedir.

Ölümle Özdeşleşmiş Varanasi Şehri

Varanasi Şehri Hindistan 

Varanasi’nin Ganj Nehri kıyılarına kurulmuş olması, onu sıradan bir şehirden çok daha farklı bir konuma taşımaktadır. Ganj Nehri, fabrika atıkları ve kanalizasyonlar yüzünden dünyanın en kirli suları arasındadır. Hindular ise kutsal kabul ettikleri bu nehrin asla kirlenmeyeceğine inanırlar ve günahlarından arınmak için nehirde yıkanmaya beis görmezler. Ölen kişilerin küllerini nehre atmak da yaygın görülen bir davranıştır. Hamileler ve çocukların cesetleri yakılmaz, bu yüzden Ganj Nehri’nin sığ bölümlerinde çürümüş vücut parçalarına rastlanabilir. Şehirle ilgili bir başka ilginç nokta da ölmeyi bekleyen pek çok insana ev sahipliği yapmasıdır. Hindu inanışına göre Varanasi’de ölmek reenkarne döngüsünü tamamlamak ve ruhun Tanrı Şiva ile bütünleşmesi anlamına gelir. Başka bir bedende yeniden doğmak istemeyen kişiler, ölümlerinin yaklaştığını hissettiklerinde son günlerini geçirmek üzere şehre gelirler.

Feminizmin İlginç Yorumu: Gulabi Çetesi

Feminizmin İlginç Yorumu: Gulabi Çetesi

Hindistan’da kadınların kötü muameleye maruz kaldığı dünya çapında bilinen bir gerçektir, ülkedeki mevcut düzene savaş açmış feminist bir grubun varlığı ise yakın zamana dek duyulmamıştı. Gulabi Çetesi olarak bilinen bu oluşum 2006 yılından beri aktif faaliyetlerde bulunmaktadır. En meşhur özellikleri ise kadınları rahatsız eden ve eşlerine kötü davranan erkekleri bambu sopalarla dövmektir! Bunun yanında kadınları bilinçlendirmek için kurslar açarlar, küçük yaşta evlendirilen ve eğitimden mahrum bırakılan kız çocukları için mücadele ederler ve kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması için çabalarlar. Parlak pembe kıyafetleri ile tanınan Gulabi Çetesi 20.000’i aşkın aktif üyeye ulaşmış durumdadır. Gulabilerin büyük bölümünü şiddet, ayrımcılık ve baskı görmüş kadınlar oluşturmaktadır.

Ulusal Hayvan: Bengal Kaplanı

Ulusal Hayvan Bengal Kaplanı

Bir ülkenin ulusal hayvanı çeşitli kriterlere bağlı olarak seçilir. Hayvanın yaşadığı habitatın büyük bir bölümünün o ülkede bulunması, ülkenin insanları için manevi bir değer taşıması ve soyunun tehlike altında olması tercih edilmektedir. Bu sayede devlet, kendi gücünü kullanarak risk altındaki bir hayvanı korumaya alabilir. Hindistan’ın ulusal hayvanı da 1973 yılında bengal kaplanı olarak seçilmiştir. Bengal kaplanlarının yarısından fazlası Hint ormanlarında yaşamaktadır. Bu asil ve güzel hayvanlar Hintliler için bolluğu ve bereketi simgelerler. Popülasyonu binler ile sınırlanmıştır. Hindistan, Güney Asya ülkeleri ile işbirliğine giderek bengal kaplanlarının sayısını artırmak için çalışmalarda bulunmaktadır.

Hint Kadınlarının Alnındaki Nokta 

Hint Kadınlarının Alnındaki Nokta

Geleneksel Hint kadınını sembolize eden tipik bir görselde alnın ortasında mutlaka bir nokta bulunur. Peki anlamı nedir? “Bindi” olarak adlandırılan bu nokta, binlerce yıldır efsanelere konu olan üçüncü gözün ta kendisidir. Üçüncü göz pek çok kadim öğretide bilinçaltını simgeler, ruhani açıdan ermiş insanların alnında onlara maddiyatın ötesindekini gösterecek üçüncü bir gözün açılacağına inanılır. Eskiden beri süregelen bu geleneğe zamanla farklı anlamlar yüklenmiş ve bindi, manevi değerinden ziyade aksesuar işlevi görmeye başlamıştır. Evli kadınlar siyah bindi takarlarken bekar kadınlar kırmızı renk kullanır.

Hint Sineması Bollywood

Hint Sineması Bollywood

Hindistan’ın Mumbai şehrinde kurulan prodüksiyon merkezi Bollywood ismini Holywood dan esinlenerek vermiştir. Dünyada en çok filmin çekildiği Ülke Hindistandır. Çekilen filmlerin 1/4 Bollywood tarafından üretilmektedir. Amir Khan, Vidya Balan, Shahrukh Khan, Kareena Kopoor gibi aktristler hemen hemen tüm dünyada  tanınan ve Bollywood sinemalarının vazgeçilmez aktörleridir.

Özellikle Ülkemizde Amir Khan’ın oynadığı filmler büyük bir hayranlıkla izlenmektedir. Hint filmlerinin izleyici bulmasının sebebi Hindistan’ın sorunlarının anlatılması, ve ince konulara değinilip yüreklere dokunmasıdır. Hemen hemen her bollywood filmlerin içerisinde müzikal mutlaka bulunur.

İzlenmesi gereken bollywood hint filmleri:

Yerdeki Yıldızlar, Peekay, Benim Adım Khan, Dangal, Berfi, Ghajini, Black, Talaash, 3 idiots, Dhoom 3, Bajrangi Bhaijaan…

Yılan Dansı

Yılan Dansı Hindistan

Belgesellerde izlediğimiz kobra yılanlarının ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmamıza gerek yok. Hindistan da gelenek olan yılan dansı kulya adı verilen zurna eşliğinde olur. Yılanlar sağır hayvanlardır, kulyaya üfleyen sahibinin hareketlerini tehdit olarak algıladığı için tepki verir. Yılan dansı şovunu yaptıran sahipleri kobra yılanı seçerken korkak ve ürkek olanları seçmeye özen gösterir. 3,5 rupi kazanmak için böylesine tehlikeli hayvanları evde beslemek yada oynatmak ne kadar mantıklı. Ama bahsettiğimiz yer Hindistan olunca, şaşırmamak gerekir.

Hindistan Kültürü ve Gelenekleri, Hindistan Hakkında Duymadıklarınız, Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler adlı makalemizi okuduğunuz için teşekkür ederiz.

İlgili Makaleler

19 Yorum

  1. Hindistan fakirliği ile hep dikkatimi çeken bir ülke olmuştur. Anlam veremediğim en garip davranışları ise sinema sektöründe acıklı bir film dahi olsa müzikal kısımlarının oması. Gezilebilecek bir Ülke midir bilemiyorum ama gidip kültürünü yerinde görmek gerek.

    Çok ayrıntılı ve güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık Kardeşim.

  2. I do not leave a bunch of responses, however i did some searching and wound up
    here Hindistan Hakkında Şaşırtıcı Bilgiler Duymadıklarınız | Ol İz Vel
    (:. And I actually do have a couple of questions for you if it’s allright.
    Could it be just me or does it seem like a few of these remarks come across like they
    are left by brain dead individuals? 😛 And, if you are posting on additional online social sites, I would
    like to keep up with everything new you have to post.
    Would you list of every one of all your shared pages like
    your linkedin profile, Facebook page or twitter feed?

  3. Thanks on your marvelous posting! I genuinely enjoyed reading it, you
    can be a great author.I will be sure to bookmark your blog and will
    often come back from now on. I want to encourage you
    to continue your great writing, have a nice afternoon!

  4. Hindisan hakkında bu kadar geniş çaplı bir konu daha görmemiştim bu bilgiler içinbir Bollywood hayranı olarak teşekkür ederim

  5. Hindistan Ülkesini, Pakistan Ülkesini Müslümanlaştıran, kast sistemini zayıflatan Gazneli Sultanı Mahmud’a da yer verseydiniz keşke. Uzun süredir İngilizler sömürdüğü için bu haldeler. Fakirlik diz boyu. Bu kadar nüfusa sahip olan bir Ülkenin süper güç olması gerekir. Ama adamlar dünya sahnesinde sadece kendi topraklarından ibaret. Pakistanlılar bu Hintlilerden daha cesur ve akıllı.

  6. Hindistan Hakkında Duymadıklarınız Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… aklımıza takılan soruları nereden sorabiliriz admin

  7. Hindistan Hakkında Duymadıklarınız Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… son zamanlarda araştırdığım konu hususunda en detaylı yazıyı burada buldum. Sağ olun, çok teşekkür ederim.

  8. Hindistan Hakkında Duymadıklarınız Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… bu kısım hep dikkatimi çekmiştir.

  9. Hindistan Hakkında Duymadıklarınız Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… Ciddi ciddi yazılırken emek verilmiş. Online Sınav ailesine teşekkür ederim.

  10. Hindistan Hakkında Duymadıklarınız Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… konunuzu okurken

  11. Hindistan Hakkında Duymadıklarınız Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… Eline, emeğine sağlık admin.

  12. Hindistan Hakkında Duymadıklarınız Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… aklımdaki sorulara cevap bulabildim, teşekkür ederim.

  13. Hindistan Hakkında Duymadıklarınız Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… aydınlatıcı bilgiler için çok teşekkürler.

  14. Hindistan Hakkında Duymadıklarınız Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… yazı için çok teşekkürler. Ciddi emek verilmiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu