Ülkeler Tanıtımı ve Kültür

Japon Kültürü, Japonya Hakkında Duymadıklarınız, Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler…

Gelin hep birlikte uzak doğuya giderek Japon kültürü ve gelenekleri hakkında ufak bir gezintiye çıkalım.

Japon Kültürü

Japonya, Doğu Asya’da bulunan bir ada ülkesidir. %80’i dağlık alandan oluşan bu ülkede 60’ı aktif olmak üzere 200’ü aşkın yanardağı bulunmaktadır. 130 milyonluk nüfusun 10 milyonu başkent Tokyo’da ikamet etmektedir. Para birimi Yen’dir. Zekaları ve çalışkanlıkları ile dünyaya ün salmış bu çekik gözlü insanların ülkesi hakkındaki bilgiler bunlarla sınırlı kalmıyor. İşte 10 maddede Japonya hakkında bilmeniz gereken her şey!

Adalar Cenneti Japonya

Adalar Cenneti Japonya

Japonya toplam 6852 adadan oluşan bir takımada ülkesidir. En büyük adalar olan Honshu, Hokkaido, Kyushu ve Shikoku ülkenin %97’lik bir bölümünü kaplamaktadır. Bu dört ada beş yüz ortalama büyüklükte ada ve binlerce küçük ada tarafından çevrelenmektedir. Ülkenin başkenti olan Tokyo, Honshu adasının verimli topraklarında bulunmaktadır.

Modern Dünyanın Yegane İmparatoru Akihito

Modern Dünyanın Yegane İmparatoru Akihito

Japon anayasasının 1947 yılında kabul edilmesi ile imparatorun bütün siyasi yetkileri geçersiz kılınmış ve demokratik düzene geçilmiştir. Ancak 2000 yılı aşkın bir tarihi ve milli birliği simgeleyen imparatorluk,sembolik bir makam olarak Japonya’da varlığını sürdürmektedir. Japon İmparatoru Akihito, dünyanın en köklü hanedanı Yamato’ya mensuptur ve yaşayan tek imparator olma unvanını elinde tutmaktadır.

Ulusal Din: Şintoizm

Ulusal din şintoizm

Budizm, Taoizm ve Konfiçyüsçülük Japonya’da yaygın olan inanç sistemleri arasında sayılsa da Japonların milli dini olan Şintoizm’in Japonlar için ayrı bir önemi vardır. 1947 yılında kabul edilen anayasaya dek devletin resmi dini Şintoizm idi. Milyonlarca tanrıdan oluşan politeist bir din olan Şintoizm milattan önce 7. Yüzyıl’a dayanan kökenleri ile dünyanın en eski dinleri arasında gösterilmektedir. Esasları kısaca tabiata tapmak ve diğer dinlere hoşgörü göstermek olan Şintoizm’in 119 milyonu aşkın mensubu vardır.

Bir Ülke, Üç Alfabe

Bir Ülke, Üç Alfabe

Japonlar günlük yaşamda aktif olarak üç alfabe kullanmaktadır. Her biri farklı işlevlere sahip bu alfabeler Kanji, Hiragana ve Katakana’dır. Japonların en eski alfabesi olan Kanji, Çin yazı sisteminin Japonca’ya adapte edilmesi ile oluşmuştur. Yaklaşık 10.000 farklı karakter içermesi ile öğrenmesi en zor alfabelerden biri olarak gösterilmektedir. Şekillerden oluşan Kanjiler, tek başlarına anlam ifade etmelerinin yanında birleştiklerinde yeni kelimeler meydana getirirler. Daha yaygın ve basit alfabeler olan Hiragana ve Katakana ise benzer olmalarına rağmen farklı kullanım alanlarına sahiplerdir. Hiragana Japonca kökenli sözcüklerin yazımında kullanılır iken yabancı sözcükler ve özel isimler Katakana ile yazılmaktadır. Bu durum Japonca cümlelerin çoğu zaman iki farklı alfabe ile kurulmasına sebep olmaktadır. Japonya’da alfabe öğrenimi 6. sınıfa kadar devam etmektedir.

Disiplinin Sözlükteki Karşılığı: Japon Eğitim Sistemi

Disiplinin Sözlükteki Karşılığı: Japon Eğitim Sistemi

Disiplin denince akla ilk gelen milletlerden biridir Japonlar. Şüphesiz bu durumun temelinde Japon eğitim sisteminin özellikleri yer alıyor. Japon öğrenciler oldukça zor ve yoğun bir eğitim programından geçmelerinin yanında, kolektif bilinç ve sorumluluk edinecekleri pek çok uygulamaya tabi tutulurlar. Japon okullarında temizlikten öğrenci ve öğretmenler sorumludur, ekstra bir temizlik görevlisi bulunmaz. Bunun yanında yemekler sınıftaki sıralarda hep birlikte yenir ve ardından bütün öğrenciler topluca sıraları temizler. Cumartesi günleri yarım gün okul vardır, sömestr ve yaz tatillerinde de öğrenciler yüklü ev ödevleri ve kurslar ile meşgul olurlar. Kısacası bir Japon öğrenci ders çalışmaktan başını kaşıyacak vakit bulamaz.

İlginç Gelenekler Silsilesi

İlginç Gelenekler Silsilesi

Japon kültürü, misafirperverlik ve geleneksel değerler üzerine kurulu olmasının yanında batı kültürü ile taban tabana zıt geleneklere de sahiptir. Japonya’da evin yanında okul, lokanta ve kafe gibi yerlere de ayakkabısız girilir. Bazı işletmelerde müşterilerin ayakkabılarını çıkarmadan vakit geçirebileceği bölümler de bulunmaktadır. Yeme ve içme esnasında ağız şapırdatmak görgüsüzlük değil beğeni belirtisidir ve Japonlar bunu iltifat olarak kabul eder. Bir çalışana bahşiş bırakmak ise onun kazandığı parayı aşağılamak anlamına geldiği için Japonlar tarafından kaba bir davranış olarak algılanır. Japonya’da işler selamlaşma konusunda da farklı yürür. Evrensel bir jest olan tokalaşmanın yerine Japonlar öne doğru eğilerek selamlaşmayı tercih eder. Birbirine eşit iki insanın hafifçe eğilmesi yeterli iken birinin daha çok öne eğilmesi, o kişinin karşısındakine duyduğu saygıyı göstermektedir.

Milli Spor: Sumo Güreşi

japonya sumo güreşi

Sumo, karşılaşmalarının birbirlerini ringin dışına atmaya çalıştığı bir güreş türüdür. Müsabakalar en fazla bir-iki dakika sürer. Bunun yanında turnuvaların Şintoizm inanışına dayanan ritüeller ile bezeli yapısı, Sumo güreşini başlangıcından bitişine izlemesi keyifli bir spor dalı haline getirir. Sumocular karşılaşmadan önce sahaya tuz dökerek kötü ruhları kovarlar. Karşılaşma esnasında hakem ve sporcular geleneksel kostümler giyerler. Turnuva gününün sonunda da davul ve geleneksel bir sopa ile seremoni düzenlenir. Japon halkı tarafından kültürel ve dini bir değer olarak benimsenen Sumo güreşlerinin yalnız Japonya’da değil dünya çapında severleri bulunmaktadır.

Kimono: Elbisenin Sanat ile Buluşması

Kimono: Elbisenin Sanat ile Buluşması

“Japonya” denilince akla ilk gelen imgelerden biri kimonolardır. Yere kadar uzun, kolları bileklere doğru genişleyen, gövde etrafına sarılarak giyilen bir kıyafet türü olan kimonolar bir zamanlar soylu Japon kadınlarının günlük moda anlayışını oluşturuyordu. Saf ipekten yapılan, desenleri ve renkleri kimono ressamı denen sanatçılar tarafından boyanan kimonolar o kadar pahalıydı ki nesilden nesile miras olarak aktarılıyordu. Bugün Japon kadınları Batılı tarzda giyinse de özel günlerde hala kimono kullanılmaktadır. Kimonoları giymek de kullanmak da son derece zordur. Kimononun kuşağı olan “obi”yi bağlamak için özel bir eğitim almak gerekir, bu yüzden mesleği sadece obi bağlayıcılığı olan kişiler bulunmaktadır. Kimononun içinde rahatça eğilmek, oturmak ve hatta yürümek söz konusu değildir. Buna rağmen her biri sanat eseri niteliğindeki kimonolar taşıdıkları el yapımı zarif işlemeler ve parlak kumaşları ile görenleri hayran bırakmaktadır.

Otaku Nedir, Kime Denir?

Otaku Nedir, Kime Denir?

Japon tarzındaki çizgi romana manga, animasyona ise anime adı verilmektedir. Çizim stili çoğu zaman aynıdır: Büyük gözler, küçük bir burun, küçük bir ağız, orantısız derecede uzun bacaklar, doğaüstü bir şekle ve renge sahip saçlar. Her yaş grubu, her cinsiyet ve her ilgi alanı için hazırlanmış bir anime ve manga bulmak mümkündür. Önceleri Japonlara has eğlence materyalleri olan manga ve animeler, globalleşme ile birlikte dünya çapında ünlenmiştir. Japonya’da anime ve manga tutkunlarına “otaku” (fanatik) şeklinde hitap edilmektedir, bu terim Japonya dışındaki anime severler tarafından da benimsenmiştir.

Japon Hizmetkarları Geyşalar

Japon Hizmetkarları Geyşalar
  1. Yüzyıl’dan itibaren Japon kültürünün bir parçası haline gelmiş olan geyşa, Japon erkeklerine hizmet etmek için özel olarak eğitilmiş kadınlara verilen isimdir. Özel makyajlar, kimonolar ve peruklar ile süslenirler. Bir geyşa evlendiği zaman geyşalıktan çıkartılır çünkü artık yalnızca kocasına hizmet etmesi beklenir. Yaygın yanılgının aksine geyşalar erkekler ile para karşılığında cinsel ilişkiye girmez. Dans ederek, şarkı söyleyerek, sohbet ederek müşterilerini eğlendirirler. Politika, sanat ve gündem hakkında donanım sahibi olmaları beklenir çünkü yüksek mevkili erkekleri de ağırlarlar. Ciddi eğitimlerden geçen geyşalar kültürlü, zeki ve yetenekli kadınlardır. Geyşalar Japon kültüründe oldukça saygıdeğer bir konuma sahiplerdir. Geyşa olmaya hak kazanmak bir kız ve ailesi için gurur kaynağıdır. Günümüzde geyşaların sayısı azalsa da geyşa kültürü varlığını sürdürmektedir ve geyşa hizmeti almak Japonya’nın en lüks eğlencelerinden biri olmaya devam etmektedir.

Tarihin Onurlu Savaşçıları Samuraylar

Tarihin Onurlu Savaşçıları Samuraylar

Soylu Japon askerleri olan samuraylar, “buşido” adı verilen bir felsefe ile eğitilirdi. Bu felsefe disiplin ve efendiye sadakat etrafında şekillenirdi. Samuraylar ölüm korkusunu yenmiş, ruhani açıdan olgunluğa erişmiş, etik ve ahlaki değerlere büyük önem veren gururlu savaşçılardı. Katana denilen oldukça keskin ve ince bir kılıç kullanırlardı. İmparator Meiji döneminde (1876) ortadan kaldırılan samuray geleneği, 20. Yüzyıl’da bir spor dalı olarak tekrardan ortaya çıkmıştır.

Japon kültür ve gelenekleri, Japonya Hakkında Duymadıklarınız, Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler adlı makalemizi okuduğunuz için teşekkür ederiz.

İlgili Makaleler

5 Yorum

  1. Japonya Hakkında Duymadıklarınız, Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… oldukça aydınlatıcı bir yazı olmuş. Teşekkürler

  2. Japonya Hakkında Duymadıklarınız, Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… Eline, emeğine sağlık admin.

  3. Japonya Hakkında Duymadıklarınız, Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… teşekkürler

  4. Japonya Hakkında Duymadıklarınız, Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… teşekkürler

  5. Japonya Hakkında Duymadıklarınız, Şaşırtıcı Bilgiler, Merak Ettikleriniz, Bilinmeyenler, Az Bilinen Gerçekler… aklımdaki sorulara cevap bulabildim, teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu